EBRU ARSLAN KİMDİR ?


1979da Ordu’da doğdum. İTÜ Fizik Mühendisliğinde okudum ve daha sonrasında ise sağlık sektöründe 9 yıl çalıştım… Ben bunlardan bahsetmek istemiyorum. Bunlar tamamıyla kendini tanımayan, bilmeyen Ebrunun yaşadığı şeylerdi. En iyisi size süreci anlatmak olacak.

3/5 Duygusal Manifestor olarak doğmayı seçmişim. Başlatıcı, yapıcı olan Ebru çocukluk yıllarından itibaren kabul edilebilmek için içine kapanmaya ve pasif ama agresif bir rolü oynamaya başladı. Yıllar geçtikçe bu daha da derinleşti. Lise, üniversite, iş hayatında… Tarihler 2007yi göstermeye başladığında bendeki değişme kıvılcımları çakmaya başladı.
Artık uyumlu olmak ya da kendimi kabul ettirmek için pasif kalmak bana ağır gelmeye başlamıştı. İçimdeki bu sıkışmışlık hissi gün geçtikçe büyümeye başladı ama ne olduğunu da anlamıyordum, en çok ”değişmek istiyorum, hayatımı değiştirmek istiyorum” repliğini kullanıyordum. 2008 de bu durum daha da arttı ve artık bu duygudan, bu sıkışmışlıktan kurtulmak için arayışa başladım. Ruhsal ve kişisel gelişim kitapları okumaya başladım. 2009’da artık bireysel seanslar, enerji uygulamaları, enerji uygulayıcılığı, seminerler, kitaplar ama her şeyin etkisi çok kısa süreliydi, çabuk geçiyor ve arayışım “yok bu değil” ile sonuçlanıyordu…

2009da Human Design Sistemi ile tanıştım. Çok apar topar olmuştu ama herhalde hayatımı değiştiren olay işte buydu… İlk bana kendim anlatıldığında hem çok şaşırdım, hem çok mutlu oldum ama bir yandan da yok canım daha neler dedim. Kabul etmemde çok kolay olmadı. 30 yaşına kadar hayatım hep beklemekle geçmiş, birileri benim için bir şeyler yapacak, sunacak diye sadece beklemiştim ve bana deniyor ki “ne istiyorsan onu yapabilecek gücün var, sadece bilgi ver ve yap, sana bir şeylerin sunulmasını bekliyorsan yaşam seni cezalandıracak ve sana hiçbir şey gelmeyecek” denildi… En temel şeydi bu hayatımdaki beklemek ve evet bana hiçbir zaman bir şey sunulmadı, onun için vasat, sorunlu ve sinir harbi içinde geçen bir hayatım oldu. İnsanın kendisinden 180 derece farklı bir hayatı yaşaması o kadar ilginçti ki… Bana anlatılanlar hayatımdan çok farklıydı ama içimde bir şeylerle rezonansa geçmişti, hücrelerim hissetti bunu. Daha önceki yıllarda okuduğum, dinlediğim öğrendiğim şeylerle bağlantıları o kadar sağlamdı ki. Tek sorun vardı: nasıl kendimi yaşayacaktım? Türkiye’de o yıllarda uzman yoktu ve bunu tek başıma yapmaya çalıştım. Human Design Sistemi ilgimi çok çekti; kitaplar alıp okumaya ve daha derinini öğrenmeye başladım…

Bu süreçte kendi karar verme sistemim ile ilk önce işimden ayrıldım, koçluk eğitimi aldım. Sonra Human Design konusunda uzmanlaşmak istediğime karar verdim. Kendini yaşayamadığı için mutsuz olan, acı çeken, hayal kırıklığı ile dolu bir hayat yaşayan insanları kendileriyle tanıştırmak; kendilerini yaşamaya başlarken yanlarında olmak için IHDS’den (International Human Design School) eğitim almaya başladım ve IHDS Sertifikalı Rehber oldum.

Ben ilk aşamalarda çok zorlandım; eski alışkanlıklara, eski çevrenizin sizi tanıyış şeklini ve eski seni istiyoruz baskılarına karşı koymak çok kolay bir şey değil… Farklılığını yaşamak, homojen düzenin dışına çıkmak, koşullandırmalardan sıyrılmak, kendini yaşamak çalışma istiyor, azim istiyor, dirayet istiyor. İşte bu DÖNÜŞÜM sürecine hazır olanların elinden tutmak ve yalnız olmadıklarını hatırlatmaya karar verdim. Bu dünyadaki en güzel şey ve en doyum verici şey, kendini yaşamak, kendini sevmek; işte bu her şeye değer.

DÖNÜŞÜM BAŞLASIN!..